أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ مُسَاوِرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْعَلاَءِ بْنِ زَبْرٍ، عَنْ بُسْرِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَاقِدٍ السَّعْدِيِّ، قَالَ وَفَدْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي وَفْدٍ كُلُّنَا يَطْلُبُ حَاجَةً وَكُنْتُ آخِرَهُمْ دُخُولاً عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي تَرَكْتُ مَنْ خَلْفِي وَهُمْ يَزْعُمُونَ أَنَّ الْهِجْرَةَ قَدِ انْقَطَعَتْ . قَالَ " لاَ تَنْقَطِعُ الْهِجْرَةُ مَا قُوتِلَ الْكُفَّارُ " .
Abdullah b. Vâkıd es-Sa'dî (radıyallahü anh)'den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir heyetle Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in huzuruna gelmiştik. Her birimiz bir ihtiyacını arz ediyordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in huzuruna en son ben çıktım ve dedim ki: (Ey Allah'ın Rasûlü! Geride bıraktığım kimseler hicretin kesilip bittiğini söylüyorlar.) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: (Kâfirlerle savaş devam ettikçe hicret kesilmez.)