أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ أُمَيْمَةَ بِنْتِ رُقَيْقَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فِي نِسْوَةٍ مِنَ الأَنْصَارِ نُبَايِعُهُ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ نُبَايِعُكَ عَلَى أَنْ لاَ نُشْرِكَ بِاللَّهِ شَيْئًا وَلاَ نَسْرِقَ وَلاَ نَزْنِيَ وَلاَ نَأْتِيَ بِبُهْتَانٍ نَفْتَرِيهِ بَيْنَ أَيْدِينَا وَأَرْجُلِنَا وَلاَ نَعْصِيَكَ فِي مَعْرُوفٍ . قَالَ " فِيمَا اسْتَطَعْتُنَّ وَأَطَقْتُنَّ " . قَالَتْ قُلْنَا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَرْحَمُ بِنَا هَلُمَّ نُبَايِعْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي لاَ أُصَافِحُ النِّسَاءَ إِنَّمَا قَوْلِي لِمِائَةِ امْرَأَةٍ كَقَوْلِي لاِمْرَأَةٍ وَاحِدَةٍ أَوْ مِثْلِ قَوْلِي لاِمْرَأَةٍ وَاحِدَةٍ " .
Rukayka kızı Umeyme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ensardan bir grup kadınla Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına biat etmek üzere gelmiştik ve şöyle dedik: (Ey Allah'ın Rasûlü! Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize, ellerimizle ayaklarımız arasında uyduracağımız bir iftirada bulunmayacağımıza ve dinin emirleri konusunda sana karşı gelmeyeceğimize söz veriyor ve sana biat ediyoruz.) Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): (Yapabileceğiniz ve güç yetirebileceğiniz hususlarda.) ilavesini yapmamızı emir buyurdu. Biz: (Allah ve Rasûlü bize bizden daha şefkatli ve merhametlidir. Müsaade et, ver elini, sana biat edelim.) dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: (Kadınlarla musâfaha ederek biat etmem. Yüz kadına söyleyeceğim şeyler, bir kadına söylediğim gibidir veya bir kadına söylediğim söz gibidir.)