أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ جَاءَ عَبْدٌ فَبَايَعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْهِجْرَةِ وَلاَ يَشْعُرُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ عَبْدٌ فَجَاءَ سَيِّدُهُ يُرِيدُهُ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " بِعْنِيهِ " . فَاشْتَرَاهُ بِعَبْدَيْنِ أَسْوَدَيْنِ ثُمَّ لَمْ يُبَايِعْ أَحَدًا حَتَّى يَسْأَلَهُ أَعَبْدٌ هُوَ
Câbir (radıyallahu anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir köle Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelerek hicret etmek üzere biat etti. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun köle olduğunu bilmiyordu. O sırada kölenin efendisi gelip onu geri almak istedi. Bunun üzerine Nebî (aleyhisselâm): “Onu bana sat.” buyurdu. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu iki siyah köle karşılığında satın aldı. Bundan sonra da köle olup olmadığını sormadan hiç kimsenin biatını kabul etmedi.