Nesâî

4210 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي مَجْلِسٍ فَقَالَ ‏"‏ بَايِعُونِي عَلَى أَنْ لاَ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلاَ تَسْرِقُوا وَلاَ تَزْنُوا ‏"‏ ‏.‏ وَقَرَأَ عَلَيْهِمُ الآيَةَ ‏"‏ فَمَنْ وَفَّى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَسَتَرَ اللَّهُ عَلَيْهِ فَهُوَ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ إِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ وَإِنْ شَاءَ غَفَرَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Ubâde b. Sâmit (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir mecliste Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanındaydık. Şöyle buyurdu: “Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza ve zina etmeyeceğinize dair bana biat ediniz.” Sonra onlara ayeti okudu ve şöyle buyurdu: “Sizden kim ahdini yerine getirirse onun mükâfatı Allah’a aittir. Kim bunlardan birini işler de Allah onu örterse onun durumu aziz ve yüce olan Allah’a kalmıştır. Dilerse ona azap eder, dilerse onu bağışlar.”

Sunan an Nasai 4210