Nesâî

4226 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُبَارَكِ - عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ زُرَارَةَ بْنِ كُرَيْمِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ عَمْرٍو الْبَاهِلِيُّ - قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَذْكُرُ، أَنَّهُ سَمِعَ جَدَّهُ الْحَارِثَ بْنَ عَمْرٍو، يُحَدِّثُ أَنَّهُ لَقِيَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ وَهُوَ عَلَى نَاقَتِهِ الْعَضْبَاءِ فَأَتَيْتُهُ مِنْ أَحَدِ شِقَّيْهِ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي اسْتَغْفِرْ لِي ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ غَفَرَ اللَّهُ لَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أَتَيْتُهُ مِنَ الشِّقِّ الآخَرِ أَرْجُو أَنْ يَخُصَّنِي دُونَهُمْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ اسْتَغْفِرْ لِي ‏.‏ فَقَالَ بِيَدِهِ ‏"‏ غَفَرَ اللَّهُ لَكُمْ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ النَّاسِ يَا رَسُولَ اللَّهِ الْعَتَائِرُ وَالْفَرَائِعُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَنْ شَاءَ عَتَرَ وَمَنْ شَاءَ لَمْ يَعْتِرْ وَمَنْ شَاءَ فَرَّعَ وَمَنْ شَاءَ لَمْ يُفَرِّعْ فِي الْغَنَمِ أُضْحِيَتُهَا ‏"‏ ‏.‏ وَقَبَضَ أَصَابِعَهُ إِلاَّ وَاحِدَةً ‏.‏

Hâris b. Amr (radıyallahu anh) anlatıyor: Vedâ haccında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kulağı yarık devesi üzerindeyken yanlarından birinden kendisine geldim ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Anam babam sana feda olsun, benim için Allah'tan bağışlanma dile” dedim. O da: “Allah sizleri bağışlasın” buyurdu. Sonra beni diğerlerinden ayrı tutmasını umarak öteki yanından kendisine geldim ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Benim için bağışlanma dile” dedim. Eliyle işaret ederek: “Allah sizleri bağışlasın” buyurdu. İnsanlardan biri: “Ey Allah'ın Resûlü! Atîreler ve ferâlar hakkında ne dersin?” diye sordu. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Dileyen atîre keser, dileyen kesmez; dileyen ferâ keser, dileyen kesmez. Koyunlarda ise onun kurbanı vardır” buyurdu ve biri dışında parmaklarını kapattı.

Sunan an Nasai 4226