أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أُبْلِغَ عُمَرُ أَنَّ سَمُرَةَ، بَاعَ خَمْرًا قَالَ قَاتَلَ اللَّهُ سَمُرَةَ أَلَمْ يَعْلَمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " قَاتَلَ اللَّهُ الْيَهُودَ حُرِّمَتْ عَلَيْهِمُ الشُّحُومُ فَجَمَّلُوهَا " . قَالَ سُفْيَانُ يَعْنِي أَذَابُوهَا .
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Semure’nin içki sattığı haberi Ömer’e ulaşınca şöyle dedi: Allah, Semure’yi kahretsin, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu bilmiyor mu? (Allah Yahudileri kahretsin, kendilerine iç yağı haram kılındı fakat onlar onu işlediler.) Süfyân: Yani onu erittiler, demiştir.