Sahih-i Buhârî

2837 numaralı hadis

حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَحْزَابِ يَنْقُلُ التُّرَابَ وَقَدْ وَارَى التُّرَابُ بَيَاضَ بَطْنِهِ، وَهُوَ يَقُولُ لَوْلاَ أَنْتَ مَا اهْتَدَيْنَا وَلاَ تَصَدَّقْنَا وَلاَ صَلَّيْنَا‏.‏ فَأَنْزِلِ السَّكِينَةَ عَلَيْنَا وَثَبِّتِ الأَقْدَامَ إِنْ لاَقَيْنَا‏.‏ إِنَّ الأُلَى قَدْ بَغَوْا عَلَيْنَا إِذَا أَرَادُوا فِتْنَةً أَبَيْنَا‏.‏

Bera şöyle demiştir: Hendek günü Allah'ın Resulü'nü toprak taşırken gördüm. Toprak, karnının beyazlığını örtmüştü. Şöyle diyordu: "Sen olmasaydın doğru yolu bulamaz, sadaka veremez ve namaz kılamazdık. Biz düşmanla karşılaştığımızda üzerimize huzur indir ve ayaklarımızı sabit kıl. Onlar bize saldırdılar; fitne istediklerinde biz buna yanaşmadık."

Sahih al Bukhari 2837