Nesâî

4318 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَهْدَتْ خَالَتِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقِطًا وَسَمْنًا وَأَضُبًّا فَأَكَلَ مِنَ الأَقِطِ وَالسَّمْنِ وَتَرَكَ الأَضُبَّ تَقَذُّرًا وَأُكِلَ عَلَى مَائِدَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلَوْ كَانَ حَرَامًا مَا أُكِلَ عَلَى مَائِدَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

İbn Abbâs (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Teyzem, Rasûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) keş, yağ ve birkaç keler hediye etti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) keşten ve yağdan yedi; kelerleri ise tiksindiği için bıraktı. Kelerler Rasûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) sofrasında yenildi. Eğer haram olsaydı Rasûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) sofrasında yenmezdi.

Sunan an Nasai 4318