أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ الْمُقْرِئُ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى، قَالَ أَصَبْنَا يَوْمَ خَيْبَرَ حُمُرًا خَارِجًا مِنَ الْقَرْيَةِ فَطَبَخْنَاهَا فَنَادَى مُنَادِي النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ حَرَّمَ لُحُومَ الْحُمُرِ فَأَكْفِئُوا الْقُدُورَ بِمَا فِيهَا . فَأَكْفَأْنَاهَا .
Abdullah b. Ebu Evfa (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayber günü köyün dışında eşekler ele geçirip tencerelerde pişirdik. Nebi (sallallahü aleyhi ve sellem)’in görevlendirdiği bir kişi: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) eşek etlerini haram kılmıştır. Tencereleri içindekilerle birlikte dökün!” diye seslendi. Biz de tencereleri döktük.