أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ، أَنْبَأَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ بَحِيرٍ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، عَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ، أَنَّهُ حَدَّثَهُمْ أَنَّهُمْ، غَزَوْا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى خَيْبَرَ وَالنَّاسُ جِيَاعٌ فَوَجَدُوا فِيهَا حُمُرًا مِنْ حُمُرِ الإِنْسِ فَذَبَحَ النَّاسُ مِنْهَا فَحُدِّثَ بِذَلِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ عَوْفٍ فَأَذَّنَ فِي النَّاسِ " أَلاَ إِنَّ لُحُومَ الْحُمُرِ الإِنْسِ لاَ تَحِلُّ لِمَنْ يَشْهَدُ أَنِّي رَسُولُ اللَّهِ " .
Ebu Sa’lebe el-Huşenî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayber’de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte savaşıyorduk. Askerler acıkmışlardı. O arada Hayberlilerin evcil eşeklerini bulup onlardan bazılarını kestiler. Durum Peygamber’e (sallallahü aleyhi ve sellem) anlatılınca Abdurrahman b. Avf’a, halka şöyle seslenmesini emretti: “Dikkat edin! Benim Allah’ın Rasûlü olduğuma şahitlik eden kimseye evcil eşeklerin eti helâl değildir.”