أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ أَبِي أُنَيْسَةَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ أَصَابَ حِمَارًا وَحْشِيًّا فَأَتَى بِهِ أَصْحَابَهُ وَهُمْ مُحْرِمُونَ وَهُوَ حَلاَلٌ فَأَكَلْنَا مِنْهُ فَقَالَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ لَوْ سَأَلْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْهُ . فَسَأَلْنَاهُ فَقَالَ " قَدْ أَحْسَنْتُمْ " . فَقَالَ لَنَا " هَلْ مَعَكُمْ مِنْهُ شَىْءٌ " . قُلْنَا نَعَمْ . قَالَ " فَاهْدُوا لَنَا " . فَأَتَيْنَاهُ مِنْهُ فَأَكَلَ مِنْهُ وَهُوَ مُحْرِمٌ .
Ebû Katâde (radıyallahü anh) anlatıyor: Vahşi bir eşek yakalayıp ashabın yanına getirdim. Onlar ihramlı idiler, ben ise ihramlı değildim. Ondan yedik. Bazı kimseler, “Rasûlüllah’a (sallallahü aleyhi ve sellem) sorsak.” dediler ve sorduk. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), “İyi yapmışsınız.” buyurdu. Sonra bize, “Yanınızda ondan bir şey var mı?” dedi. Biz de, “Evet.” dedik. “Öyleyse bize de verin.” buyurdu. Biz de ondan getirip verdik; ihramlı iken ondan yedi.