أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ زَهْدَمٍ، أَنَّ أَبَا مُوسَى، أُتِيَ بِدَجَاجَةٍ فَتَنَحَّى رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ فَقَالَ مَا شَأْنُكَ قَالَ إِنِّي رَأَيْتُهَا تَأْكُلُ شَيْئًا قَذِرْتُهُ فَحَلَفْتُ أَنْ لاَ آكُلَهُ . فَقَالَ أَبُو مُوسَى ادْنُ فَكُلْ فَإِنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْكُلُهُ . وَأَمَرَهُ أَنْ يُكَفِّرَ عَنْ يَمِينِهِ .
Zehdem (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Mûsâ’ya yemesi için bir tavuk getirildi. Oradakilerden biri geri çekildi. Ebu Mûsâ: “Sana ne oluyor?” deyince adam: “O tavuğun pis saydığım bir şeyi yediğini gördüm; bu yüzden ondan yememeye yemin ettim.” dedi. Ebu Mûsâ: “Yaklaş ve ye; çünkü ben Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i ondan yerken gördüm.” dedi ve yeminine keffaret vermesini emretti.