Nesâî

4347 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ الْقَاسِمِ التَّمِيمِيِّ، عَنْ زَهْدَمٍ الْجَرْمِيِّ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ أَبِي مُوسَى فَقُدِّمَ طَعَامُهُ وَقُدِّمَ فِي طَعَامِهِ لَحْمُ دَجَاجٍ وَفِي الْقَوْمِ رَجُلٌ مِنْ بَنِي تَيْمِ اللَّهِ أَحْمَرُ كَأَنَّهُ مَوْلًى فَلَمْ يَدْنُ فَقَالَ لَهُ أَبُو مُوسَى ادْنُ فَإِنِّي قَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْكُلُ مِنْهُ ‏.‏

Zehdem el-Cermî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebu Mûsâ’nın yanında idik. Yemeği hazırlandı; yemeğinde tavuk eti de vardı. Orada bulunanlar arasında Teymullah kabilesinden, kırmızı yüzlü, sanki azat edilmiş bir köleye benzeyen bir adam vardı. O, sofraya yaklaşmadı. Ebu Mûsâ ona: “Yaklaş; çünkü ben Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i ondan yerken gördüm.” dedi.

Sunan an Nasai 4347