أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سِمَاكٍ، قَالَ سَمِعْتُ مُرِّيَّ بْنَ قَطَرِيٍّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أُرْسِلُ كَلْبِي فَآخُذُ الصَّيْدَ فَلاَ أَجِدُ مَا أُذَكِّيهِ بِهِ فَأَذْبَحُهُ بِالْمَرْوَةِ وَبِالْعَصَا . قَالَ " أَنْهِرِ الدَّمَ بِمَا شِئْتَ وَاذْكُرِ اسْمَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ " .
Adiy b. Hatim (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah'ın Rasûlü! Köpeğimi gönderiyorum, avı yakalayıp getiriyor; fakat kesecek bir şey bulamıyorum. Keskin bir taşla ve bir ağaç parçasıyla kesebilir miyim?” dedim. “Besmele çek, kanını akıt; ne ile kesersen kes” buyurdu.