Nesâî

4523 numaralı hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَأَنْ يُبَاعَ الثَّمَرُ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَأَنْ لاَ يُبَاعَ إِلاَّ بِالدَّنَانِيرِ وَالدَّرَاهِمِ وَرَخَّصَ فِي الْعَرَايَا ‏.‏

Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) muhabere, müzâbene ve muhakale usulü alışverişi, meyvelerin olgunluğu belli olmadan satılmasını ve dinarlarla dirhemler dışında bir şey karşılığında satılmasını yasakladı; arâyâ satışına ise izin verdi. Muhabere: Mahsul karşılığında arazi kiralamaktır. Müzâbene: Ağaçtaki taze hurmayı bir miktar kuru hurma karşılığında satmaktır. Muhakale: Başağındaki buğdayı ambardaki buğdayla değiştirmektir. Arâyâ: Kişinin bahçesindeki bir veya birkaç ağacın meyvesini birilerine bağışlaması veya yemeleri için bırakmasıdır.

Sunan an Nasai 4523