Sahih-i Buhârî

2895 numaralı hadis

حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حَبَّانَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ حَدَّثَتْنِي أُمُّ حَرَامٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَوْمًا فِي بَيْتِهَا، فَاسْتَيْقَظَ وَهْوَ يَضْحَكُ، قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا يُضْحِكُكَ قَالَ ‏"‏ عَجِبْتُ مِنْ قَوْمٍ مِنْ أُمَّتِي يَرْكَبُونَ الْبَحْرَ، كَالْمُلُوكِ عَلَى الأَسِرَّةِ ‏"‏‏.‏ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَنْتِ مَعَهُمْ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ نَامَ، فَاسْتَيْقَظَ وَهْوَ يَضْحَكُ فَقَالَ مِثْلَ ذَلِكَ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَنِي مِنْهُمْ‏.‏ فَيَقُولُ ‏"‏ أَنْتِ مِنَ الأَوَّلِينَ ‏"‏ فَتَزَوَّجَ بِهَا عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ، فَخَرَجَ بِهَا إِلَى الْغَزْوِ، فَلَمَّا رَجَعَتْ قُرِّبَتْ دَابَّةٌ لِتَرْكَبَهَا، فَوَقَعَتْ فَانْدَقَّتْ عُنُقُهَا‏.‏

Enes bin Malik şöyle dedi: Ümmü Haram bana şunu anlattı: "Nebi bir gün onun evinde uyudu, sonra gülerek uyandı. Ümmü Haram, 'Ey Allah'ın Resulü, seni güldüren nedir?' diye sordu. Nebi, 'Ümmetimden denize binen, tahtlar üzerindeki hükümdarlar gibi olan bir topluluğa şaştım.' buyurdu. Ümmü Haram, 'Ey Allah'ın Resulü, Allah'a dua et de beni onlardan kılsın.' dedi. Nebi, 'Sen onlarla birliktesin.' buyurdu. Sonra uyudu, gülerek uyandı ve aynı sözü iki veya üç defa söyledi. Ümmü Haram yine, 'Ey Allah'ın Resulü, Allah'a dua et de beni onlardan kılsın.' dedi. Nebi, 'Sen ilklerdensin.' buyurdu. Daha sonra Ubade bin Samit onunla evlendi ve onu gazaya götürdü. Döndüğünde binmesi için bir hayvan yanaştırıldı; Ümmü Haram düştü ve boynu kırıldı."

Sahih al Bukhari 2895