Nesâî

4957 numaralı hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ الأَخْنَسِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي كَمْ تُقْطَعُ الْيَدُ قَالَ ‏ "‏ لاَ تُقْطَعُ الْيَدُ فِي ثَمَرٍ مُعَلَّقٍ فَإِذَا ضَمَّهُ الْجَرِينُ قُطِعَتْ فِي ثَمَنِ الْمِجَنِّ وَلاَ تُقْطَعُ فِي حَرِيسَةِ الْجَبَلِ فَإِذَا آوَى الْمُرَاحَ قُطِعَتْ فِي ثَمَنِ الْمِجَنِّ ‏"‏ ‏.‏

Amr b. Şuayb babasından ve dedesinden naklederek şöyle der: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e, (Ne kadar miktardan el kesilir?) diye soruldu. O da şöyle buyurdu: (Ağaçta asılı meyve sebebiyle el kesilmez. Meyve harman yerine toplandıktan sonra oradan çalınır ve değeri de bir kalkan miktarına ulaşırsa o zaman el kesilir. Dağda otlayan hayvanın çalınmasından da el kesilmez. Hayvan ağıla alındıktan sonra oradan çalınır ve bedeli bir kalkan miktarına ulaşırsa o zaman el kesilir.)

Sunan an Nasai 4957