أَخْبَرَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، أَخُو قَبِيصَةَ وَمُعَاوِيَةُ بْنُ هِشَامٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَاصِمُ بْنُ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَلِي شَعْرٌ فَقَالَ " ذُبَابٌ " . فَظَنَنْتُ أَنَّهُ يَعْنِينِي فَأَخَذْتُ مِنْ شَعْرِي ثُمَّ أَتَيْتُهُ فَقَالَ لِي " لَمْ أَعْنِكَ وَهَذَا أَحْسَنُ " .
Vâil b. Hucr (radıyallahu anh)'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gittim, saçım uzunca idi. “Sinek...” dedi. Ben de beni kastederek söyledi sandım ve saçımdan kestirip tekrar geldim. Bunun üzerine bana: “Seni kastetmemiştim ama bu şekil daha güzel olmuş.” dedi.