أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ زَكَرِيَّا بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي الشَّعْثَاءِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَجُلاً، جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ أَبِي شَيْخٌ كَبِيرٌ أَفَأَحُجُّ عَنْهُ قَالَ " نَعَمْ أَرَأَيْتَ لَوْ كَانَ عَلَيْهِ دَيْنٌ فَقَضَيْتَهُ أَكَانَ يُجْزِئُ عَنْهُ ".
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, bir adam Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi ve şöyle dedi: (Babam çok ihtiyar biridir. Onun yerine haccedebilir miyim?) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: (Evet, haccet. Eğer babanın borcu olsaydı da sen ödeseydin, borcunu ödemiş olmaz mıydın?) buyurdu.