أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، قَالَ أَنْبَأَنَا يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ تَقَاضَى ابْنَ أَبِي حَدْرَدٍ دَيْنًا كَانَ عَلَيْهِ فَارْتَفَعَتْ أَصْوَاتُهُمَا حَتَّى سَمِعَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ فِي بَيْتِهِ فَخَرَجَ إِلَيْهِمَا فَكَشَفَ سِتْرَ حُجْرَتِهِ فَنَادَى " يَا كَعْبُ " . قَالَ لَبَّيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " ضَعْ مِنْ دَيْنِكَ هَذَا " . وَأَوْمَأَ إِلَى الشَّطْرِ قَالَ قَدْ فَعَلْتُ . قَالَ " قُمْ فَاقْضِهِ " .
Abdullah b. Ka’b (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: İbn Ebî Hadrad’ın Ka’b’a borcu vardı. Ka’b bu borcu isteyince ikisinin de sesleri yükselmişti; o derece ki Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) evinden işitmiş ve odasının perdesini açarak: (Ey Ka’b!) diye seslenmişti. Ka’b: (Emret ey Allah'ın Rasûlü!) dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de eliyle borcun yarısını işaret ederek: (Borcundan bu kadarını indir) deyince Ka’b: (İndirdim) dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), borçluya: (Kalk ve borcunu öde) buyurdu.