أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرٍ، أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ السُّنِّيُّ قِرَاءَةً عَلَيْهِ فِي بَيْتِهِ قَالَ أَنْبَأَنَا الإِمَامُ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَحْمَدُ بْنُ شُعَيْبٍ النَّسَائِيُّ رَحِمَهُ اللَّهُ تَعَالَى قَالَ أَنْبَأَنَا أَبُو دَاوُدَ قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْرَائِيلُ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنْ أَبِي مَيْسَرَةَ عَنْ عُمَرَ رضى الله عنه قَالَ لَمَّا نَزَلَ تَحْرِيمُ الْخَمْرِ قَالَ عُمَرُ اللَّهُمَّ بَيِّنْ لَنَا فِي الْخَمْرِ بَيَانًا شَافِيًا. فَنَزَلَتِ الآيَةُ الَّتِي فِي الْبَقَرَةِ فَدُعِيَ عُمَرُ فَقُرِئَتْ عَلَيْهِ فَقَالَ عُمَرُ اللَّهُمَّ بَيِّنْ لَنَا فِي الْخَمْرِ بَيَانًا شَافِيًا. فَنَزَلَتِ الآيَةُ الَّتِي فِي النِّسَاءِ { يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَقْرَبُوا الصَّلاَةَ وَأَنْتُمْ سُكَارَى } فَكَانَ مُنَادِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَقَامَ الصَّلاَةَ نَادَى لاَ تَقْرَبُوا الصَّلاَةَ وَأَنْتُمْ سُكَارَى فَدُعِيَ عُمَرُ فَقُرِئَتْ عَلَيْهِ فَقَالَ اللَّهُمَّ بَيِّنْ لَنَا فِي الْخَمْرِ بَيَانًا شَافِيًا. فَنَزَلَتِ الآيَةُ الَّتِي فِي الْمَائِدَةِ فَدُعِيَ عُمَرُ فَقُرِئَتْ عَلَيْهِ فَلَمَّا بَلَغَ { فَهَلْ أَنْتُمْ مُنْتَهُونَ } قَالَ عُمَرُ رضى الله عنه انْتَهَيْنَا انْتَهَيْنَا.
Ömer (radıyallahu anh) şöyle demiştir: İçkinin haram kılınmasına dair hüküm inince Ömer, “Allah’ım! İçki hakkında bize açık ve yeterli bir açıklama bildir” dedi. Bunun üzerine Bakara sûresindeki ayet nazil oldu. Ömer çağırılıp kendisine bu ayet okununca yine, “Allah’ım! İçki hakkında bize açık ve yeterli bir açıklama bildir” dedi. Bunun üzerine Nisâ sûresindeki, “Ey iman edenler! Sarhoş iken namaza yaklaşmayın” ayeti nazil oldu. Bundan sonra Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) münadisi namaz için kamet edilince, “Sarhoş iken namaza yaklaşmayın” diye seslenirdi. Ömer çağırılıp kendisine bu ayet okununca yine, “Allah’ım! İçki hakkında bize açık ve yeterli bir açıklama bildir” dedi. Bunun üzerine Mâide sûresindeki ayet nazil oldu. Ömer çağırılıp kendisine bu ayet okundu. “Artık vazgeçtiniz değil mi?” ifadesine gelindiğinde Ömer (radıyallahu anh), “Vazgeçtik, vazgeçtik” dedi.