أَخْبَرَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، - يَعْنِي ابْنَ الْمُبَارَكِ - عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كُنْتُ أَسْقِي أَبَا طَلْحَةَ وَأُبَىَّ بْنَ كَعْبٍ وَأَبَا دُجَانَةَ فِي رَهْطٍ مِنَ الأَنْصَارِ فَدَخَلَ عَلَيْنَا رَجُلٌ فَقَالَ حَدَثَ خَبَرٌ نَزَلَ تَحْرِيمُ الْخَمْرِ. فَكَفَأْنَا. قَالَ وَمَا هِيَ يَوْمَئِذٍ إِلاَّ الْفَضِيخُ خَلِيطُ الْبُسْرِ وَالتَّمْرِ. قَالَ وَقَالَ أَنَسٌ لَقَدْ حُرِّمَتِ الْخَمْرُ وَإِنَّ عَامَّةَ خُمُورِهِمْ يَوْمَئِذٍ الْفَضِيخُ.
Enes (radıyallahu anh) şöyle demiştir: Ensardan bir topluluk içerisinde Ebû Talha, Übey b. Kâ‘b ve Ebû Dücâne’ye şarap dağıtıyordum. O sırada bir adam yanımıza girerek, “Yeni bir haber geldi; içkinin haram kılınmasına dair hüküm indi” dedi. Biz de şarabı döktük. O gün içkileri, olgunlaşmamış hurma ile kuru hurmanın karışımından yapılan hurma şarabından ibaretti. Enes ayrıca, “İçki haram kılındığında o gün onların içkilerinin çoğu, olgunlaşmamış hurma ile kuru hurmanın karışımından yapılan hurma şarabıydı” dedi.