أَخْبَرَنَا سُوَيْدٌ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَنْبَأَنَا الأَسْوَدُ بْنُ شَيْبَانَ السَّدُوسِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ عَطَاءً، سَأَلَهُ رَجُلٌ فَقَالَ إِنَّا نَرْكَبُ أَسْفَارًا فَتُبْرَزُ لَنَا الأَشْرِبَةُ فِي الأَسْوَاقِ لاَ نَدْرِي أَوْعِيَتَهَا . فَقَالَ كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ . فَذَهَبَ يُعِيدُ فَقَالَ كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ . فَذَهَبَ يُعِيدُ فَقَالَ هُوَ مَا أَقُولُ لَكَ .
Esved b. Şeyban es-Sedûsî (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Bir adam, Ata’ya: “Biz seferlere çıkıyoruz. Pazarlarda bize çeşitli içecekler sunuluyor ve onların kaplarını bilmiyoruz.” diye sorunca Ata: “Her sarhoşluk veren şey haramdır.” dedi. Adam sözünü tekrar etmeye başladı. Ata yine: “Her sarhoşluk veren şey haramdır.” dedi. Adam tekrar etmeye başlayınca Ata: “Sana söylediğim budur.” dedi.