حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنِي رِشْدِينُ بْنُ سَعْدٍ، وَجَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ، عَنِ ابْنِ أَنْعُمٍ، - هُوَ الإِفْرِيقِيُّ - عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْعِلْمُ ثَلاَثَةٌ فَمَا وَرَاءَ ذَلِكَ فَهُوَ فَضْلٌ آيَةٌ مُحْكَمَةٌ أَوْ سُنَّةٌ قَائِمَةٌ أَوْ فَرِيضَةٌ عَادِلَةٌ " .
Abdullah b. Amr r.a.'dan, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Dini ilimlerin aslı üçtür. Bunlar ve bunları bilebilmek için bilinmesi gerekli ilimler ile bunlardan çıkarılan ilimlerin ötesinde kalan ilimlerin bilinmesi fazla, zaruri değildir. Bu üç ilim, muhkem ayetler, sabit sünnet ve adil fariza (miras payı) ile ilgili ilimlerdir.”