حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عَطِيَّةَ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ أَهْلَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى يَرَاهُمْ مَنْ أَسْفَلَ مِنْهُمْ كَمَا يُرَى الْكَوْكَبُ الطَّالِعُ فِي الأُفُقِ مِنْ آفَاقِ السَّمَاءِ وَإِنَّ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ مِنْهُمْ وَأَنْعَمَا " .
Ebu Said-i Hudri r.a.’den: Kendisinin, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir: “Gök ufuklarının birisinde doğan yıldız, yerdeki insanlar tarafından aradaki mesafenin uzaklığı dolayısıyla görüldüğü gibi, cennette yüksek derecelere kavuşanları da kendilerinden aşağı mertebelerde bulunanlar görürler. Şüphesiz Ebu Bekr ve Ömer de o yüce mertebelere kavuşanlardandırlar. Hem de ne güzel kavuşmuşlardır!”