حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَحْيَى التَّوْأَمِ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتِ انْطَلَقَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَبُولُ فَاتَّبَعَهُ عُمَرُ بِمَاءٍ فَقَالَ " مَا هَذَا يَا عُمَرُ " . قَالَ مَاءٌ . قَالَ " مَا أُمِرْتُ كُلَّمَا بُلْتُ أَنْ أَتَوَضَّأَ وَلَوْ فَعَلْتُ لَكَانَتْ سُنَّةً " .
Aişe r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem küçük abdestini bozmaya gitti. Ömer r.a. de biraz sonra su alarak O’nu takip etti. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ''Bu nedir, ya Ömer?'' buyurdu. Ömer: ''Sudur.'' diye cevap verdi. Nebi: ''Ben küçük abdest bozduğum her defada vudu almakla emrolunmadım. Eğer (emrolunmadığım halde her defasında) vudu almış olsaydım, bu (vudu) sünnet olurdu.'' buyurdu.