حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، قَالَ أَخْرَجَتْ إِلَيْنَا عَائِشَةُ ـ رضى الله عنها ـ كِسَاءً مُلَبَّدًا وَقَالَتْ فِي هَذَا نُزِعَ رُوحُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. وَزَادَ سُلَيْمَانُ عَنْ حُمَيْدٍ عَنْ أَبِي بُرْدَةَ قَالَ أَخْرَجَتْ إِلَيْنَا عَائِشَةُ إِزَارًا غَلِيظًا مِمَّا يُصْنَعُ بِالْيَمَنِ، وَكِسَاءً مِنْ هَذِهِ الَّتِي يَدْعُونَهَا الْمُلَبَّدَةَ.
Ebu Bürde’den nakledildiğine göre o şöyle demiştir: Aişe bize keçeleşmiş bir aba çıkarıp, "Nebi’nin ruhu bu elbisenin içindeyken alındı" dedi. Süleyman’ın Humeyd yoluyla Ebu Bürde’den naklettiği rivayette ise Aişe’nin onlara Yemen’de dokunan kalın bir izar ile keçeleşmiş denilen türden bir aba çıkardığı belirtilmiştir.