حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ مُرَّ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِجِنَازَةٍ فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا خَيْرًا فَقَالَ " وَجَبَتْ " . ثُمَّ مُرَّ عَلَيْهِ بِجِنَازَةٍ فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا شَرًّا فَقَالَ " وَجَبَتْ " . فَقِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قُلْتَ لِهَذِهِ وَجَبَتْ وَلِهَذِهِ وَجَبَتْ فَقَالَ " شَهَادَةُ الْقَوْمِ وَالْمُؤْمِنُونَ شُهُودُ اللَّهِ فِي الأَرْضِ " .
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Bir defa Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bazı sahabilerin yanından bir cenaze geçirildi. Orada bulunan sahabiler tarafından cenaze hayır ile anıldı. Efendimiz: «Vacip oldu.» buyurdu. Sonra başka bir cenaze oradan geçirildi. Orada bulunan sahabiler tarafından o cenaze şer ile anıldı. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de yine: «Vacip oldu.» buyurdu. Bunun üzerine: Ya Resulallah! O ilk cenaze için: «Vacip oldu.» buyurdun. Bu son cenaze için de: «Vacip oldu.» buyurdun, denildi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kavmin şahitliği veya gereği vacip ve sabit oldu. Müminler yeryüzünde Allah'ın şahitleridir.» buyurdu.