حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ أُوتِيَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جَوَامِعَ الْخَيْرِ وَخَوَاتِمَهُ - أَوْ قَالَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ - فَعَلَّمَنَا خُطْبَةَ الصَّلاَةِ وَخُطْبَةَ الْحَاجَةِ خُطْبَةُ الصَّلاَةِ التَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ . وَخُطْبَةُ الْحَاجَةِ إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ . ثُمَّ تَصِلُ خُطْبَتَكَ بِثَلاَثِ آيَاتٍ مِنْ كِتَابِ اللَّهِ {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ} إِلَى آخِرِ الآيَةِ { وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ } إِلَى آخِرِ الآيَةِ {اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ} إِلَى آخِرِ الآيَةِ .
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den; şöyle demiştir: Her hayrı içine alan veciz sözler ve her hayrın sonuçlarına ait en edebî konuşmalar veya şöyle demiştir: Her hayrın başlangıçlarına dair en edebî sözler, (Allah tarafından) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verildi. O da bize namazın sonunda okunan teşehhüdü ve (nikâh akdi ile benzeri) hacet hutbesini öğretti. Namaz teşehhüdü şudur: "Bütün hürmetler, dualar ve güzel sözler Allah'a mahsustur. Ey Nebi! Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selâm bizim ve Allah'ın salih kulları üzerine olsun. Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve resulü olduğuna şahitlik ederim." Hacet hutbesi de şöyledir: "Şüphesiz hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak kimse yoktur; kimi de saptırırsa ona hidayet edecek kimse yoktur. Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına, O'nun bir ve ortaksız olduğuna ve Muhammed'in O'nun kulu ve resulü olduğuna şahitlik ederim." Sonra hutbeni Allah'ın kitabından şu üç ayetle birleştirirsin: "Ey iman edenler! Allah'tan, O'na karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öyle sakının..." ayetin sonuna kadar; "Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının..." ayetin sonuna kadar; "Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın..." ayetin sonuna kadar.