حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبِيدَةَ السَّلْمَانِيِّ، قَالَ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْعُودٍ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ النَّاسِ خَيْرٌ قَالَ " قَرْنِي ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ يَجِيءُ قَوْمٌ تَبْدُرُ شَهَادَةُ أَحَدِهِمْ يَمِينَهُ وَيَمِينُهُ شَهَادَتَهُ " .
Abdullah bin Mes'ûd (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: (Mümin olan) insanların hangileri daha hayırlıdır? diye soruldu. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «(En hayırlı insanlar) benim karnım (sahâbîlerim)dir. Sonra onların hemen ardından gelen (Tâbiî)lerdir. Sonra bunların hemen ardından gelen (Tâbiîlerin Tâbiîleri)dir. Daha sonra birtakım insanlar gelir ki onlardan birisinin şâhitliği yeminini ve yemini şâhitliğini geçer.»