حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَنْبَأَنَا أَبُو غَسَّانَ، بُهْلُولٌ حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُبَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، قَالَ اشْتَكَى فُقَرَاءُ الْمُهَاجِرِينَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَا فَضَّلَ اللَّهُ بِهِ عَلَيْهِمْ أَغْنِيَاءَهُمْ فَقَالَ " يَا مَعْشَرَ الْفُقَرَاءِ أَلاَ أُبَشِّرُكُمْ أَنَّ فُقَرَاءَ الْمُؤْمِنِينَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ قَبْلَ أَغْنِيَائِهِمْ بِنِصْفِ يَوْمٍ خَمْسِمِائَةِ عَامٍ " . ثُمَّ تَلاَ مُوسَى هَذِهِ الآيَةَ {وَإِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ }
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Muhacirlerin fakirleri, Allah'ın zengin muhacirlere kendilerinden fazla mazhar kıldığı fazilet (bir takım mâlî ibâdetler) hususunda Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikâyette bulundular (yani zenginleri gibi mâlî ibâdetler yapamamanın üzüntüsünü arz ettiler). Bunun üzerine O: "Ey fakirler grubu, dikkat ediniz! Ben müminlerin fakirlerinin cennete zenginlerinden yarım gün, yani beş yüz yıl önce gireceklerini size müjdeliyorum," buyurdu. (Râvilerden) Mûsâ (bu hadîsi rivayet ettikten) sonra şu âyeti okudu: "Şüphesiz Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir." (Hac, 47)