İbn Mâce

4159 numaralı hadis

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ وَهْبِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ بَعَثَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَنَحْنُ ثَلاَثُمِائَةٍ نَحْمِلُ أَزْوَادَنَا عَلَى رِقَابِنَا فَفَنِيَ أَزْوَادُنَا حَتَّى كَانَ يَكُونُ لِلرَّجُلِ مِنَّا تَمْرَةٌ ‏.‏ فَقِيلَ يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ وَأَيْنَ تَقَعُ التَّمْرَةُ مِنَ الرَّجُلِ فَقَالَ لَقَدْ وَجَدْنَا فَقْدَهَا حِينَ فَقَدْنَاهَا وَأَتَيْنَا الْبَحْرَ فَإِذَا نَحْنُ بِحُوتٍ قَدْ قَذَفَهُ الْبَحْرُ فَأَكَلْنَا مِنْهُ ثَمَانِيَةَ عَشَرَ يَوْمًا ‏.‏

Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi üç yüz kişilik müfreze olarak bir sefere yolladı. Azıklarımızı azlığından dolayı boyunlarımızda taşıyorduk. Sonra azığımız tükenmeye başladı. Öyle ki bizden her adam başına bir tane kuru hurma verilir oldu. Cabir bu durumu anlatınca ravisi Vehb bin Keysan tarafından: “Ya Eba Abdillah! Bir kuru hurma adam için ne yerine düşer?” denildi. Bunun üzerine Cabir: “Bir kuru hurmayı bile bulamadığımız zaman yokluğunun ne olduğunu cidden duyduk,” dedi ve sözüne devamla: “Sonra biz denize vardık. Orada denizin sahile attığı büyük bir balıkla aniden karşılaştık ve on sekiz gün o balıktan yedik,” dedi.

Sunan Ibn Majah 4159