Muvatta Malik

58 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ إِلَى الْمَقْبُرَةِ فَقَالَ ‏"‏ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ دَارَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ بِكُمْ لاَحِقُونَ وَدِدْتُ أَنِّي قَدْ رَأَيْتُ إِخْوَانَنَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَسْنَا بِإِخْوَانِكَ قَالَ ‏"‏ بَلْ أَنْتُمْ أَصْحَابِي وَإِخْوَانُنَا الَّذِينَ لَمْ يَأْتُوا بَعْدُ وَأَنَا فَرَطُهُمْ عَلَى الْحَوْضِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَعْرِفُ مَنْ يَأْتِي بَعْدَكَ مِنْ أُمَّتِكَ قَالَ ‏"‏ أَرَأَيْتَ لَوْ كَانَ لِرَجُلٍ خَيْلٌ غُرٌّ مُحَجَّلَةٌ فِي خَيْلٍ دُهْمٍ بُهْمٍ أَلاَ يَعْرِفُ خَيْلَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَإِنَّهُمْ يَأْتُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ غُرًّا مُحَجَّلِينَ مِنَ الْوُضُوءِ وَأَنَا فَرَطُهُمْ عَلَى الْحَوْضِ فَلاَ يُذَادَنَّ رِجَالٌ عَنْ حَوْضِي كَمَا يُذَادُ الْبَعِيرُ الضَّالُّ أُنَادِيهِمْ أَلاَ هَلُمَّ أَلاَ هَلُمَّ أَلاَ هَلُمَّ فَيُقَالُ إِنَّهُمْ قَدْ بَدَّلُوا بَعْدَكَ فَأَقُولُ فَسُحْقًا فَسُحْقًا فَسُحْقًا ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mezarlığa gittiğinde «Esselamu aleykum ey mezarlıkta yatan müminler! Allah dilerse biz de sizlere kavuşacağız.» dedi ve devamla: «Kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim.» buyurdu. «Ya Resulallah! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?» dediler. Resulullah: «Bilakis, sizler benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır. Ben havuzun başında onlardan önce bulunacağım.» buyurdu. Ashab-ı Kiram: «Ya Resulallah, ümmetinden senden sonra gelecekleri nasıl tanıyacaksın?» deyince: «Söyleyin! Bir adamın yağız atlar arasında alınları ve ayakları ak olan atları bulunsa, kendi atlarını tanımaz mı?» dedi. Onlar: «Evet, ya Resulallah!» diye cevap verdiler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Onlar kıyamet günü abdestten dolayı alınları ve ayakları ak olarak geleceklerdir. Ben havuzun başında onlardan önce bulunacağım. Fakat birtakım adamlar, kaybolmuş bir devenin kovulduğu gibi havuzumdan kovulacaklar. Ben onlara: ‘Dikkat! Buraya gelin, buraya gelin, buraya gelin!’ diye sesleneceğim. Bunun üzerine: ‘Onlar senden sonra değiştirdiler.’ denilecek. Ben de: ‘Uzak olsunlar, uzak olsunlar, uzak olsunlar!’ diyeceğim.»

Muwatta Malik 58