وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ رُقَيْشٍ، أَنَّهُ قَالَ رَأَيْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ أَتَى قُبَا فَبَالَ ثُمَّ أُتِيَ بِوَضُوءٍ فَتَوَضَّأَ فَغَسَلَ وَجْهَهُ وَيَدَيْهِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ وَمَسَحَ عَلَى الْخُفَّيْنِ ثُمَّ جَاءَ الْمَسْجِدَ فَصَلَّى . قَالَ يَحْيَى وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ تَوَضَّأَ وُضُوءَ الصَّلاَةِ ثُمَّ لَبِسَ خُفَّيْهِ ثُمَّ بَالَ ثُمَّ نَزَعَهُمَا ثُمَّ رَدَّهُمَا فِي رِجْلَيْهِ أَيَسْتَأْنِفُ الْوُضُوءَ فَقَالَ لِيَنْزِعْ خُفَّيْهِ وَلْيَغْسِلْ رِجْلَيْهِ وَإِنَّمَا يَمْسَحُ عَلَى الْخُفَّيْنِ مَنْ أَدْخَلَ رِجْلَيْهِ فِي الْخُفَّيْنِ وَهُمَا طَاهِرَتَانِ بِطُهْرِ الْوُضُوءِ وَأَمَّا مَنْ أَدْخَلَ رِجْلَيْهِ فِي الْخُفَّيْنِ وَهُمَا غَيْرُ طَاهِرَتَيْنِ بِطُهْرِ الْوُضُوءِ فَلاَ يَمْسَحْ عَلَى الْخُفَّيْنِ . قَالَ وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ تَوَضَّأَ وَعَلَيْهِ خُفَّاهُ فَسَهَا عَنِ الْمَسْحِ عَلَى الْخُفَّيْنِ حَتَّى جَفَّ وَضُوءُهُ وَصَلَّى قَالَ لِيَمْسَحْ عَلَى خُفَّيْهِ وَلْيُعِدِ الصَّلاَةَ وَلاَ يُعِيدُ الْوُضُوءَ . وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ غَسَلَ قَدَمَيْهِ ثُمَّ لَبِسَ خُفَّيْهِ ثُمَّ اسْتَأْنَفَ الْوُضُوءَ فَقَالَ لِيَنْزِعْ خُفَّيْهِ ثُمَّ لْيَتَوَضَّأْ وَلْيَغْسِلْ رِجْلَيْهِ .
Said b. Abdurrahman b. Rukayş şöyle dedi: Enes b. Mâlik'in Kubâ'ya gelip idrarını yaptığını gördüm. Sonra kendisine abdest suyu getirildi. Abdest aldı; yüzünü ve ellerini dirseklerine kadar yıkadı, başını ve mestlerinin üzerini mesh etti. Ardından mescide gelip namaz kıldı. Yahyâ dedi ki: Mâlik'e, namaz abdesti aldıktan sonra mestlerini giyen, ardından idrarını yapıp mestlerini çıkaran ve sonra tekrar ayaklarına giyen bir kimsenin yeniden abdest alıp almayacağı soruldu. Mâlik şöyle dedi: Mestlerini çıkarsın ve ayaklarını yıkasın. Mestlerin üzerine ancak ayaklarını abdestle temizlenmiş hâlde mestlere sokan kimse mesh edebilir. Ayaklarını abdestle temizlenmemiş hâlde mestlere sokan kimse ise mestlerin üzerine mesh edemez. Mâlik'e, mestleri ayağındayken abdest alan, mestlerin üzerine mesh etmeyi unutup abdesti kuruyuncaya kadar bekleyen ve sonra namaz kılan kimsenin durumu soruldu. Mâlik şöyle dedi: Mestlerinin üzerine mesh etsin, namazı yeniden kılsın; abdesti ise tekrarlamasın. Mâlik'e, ayaklarını yıkayıp mestlerini giyen, ardından abdest almaya yeniden başlayan bir kimsenin durumu soruldu. Mâlik şöyle dedi: Mestlerini çıkarsın, sonra abdest alsın ve ayaklarını yıkasın.