وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يَتَيَمَّمُ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ . وَسُئِلَ مَالِكٌ كَيْفَ التَّيَمُّمُ وَأَيْنَ يَبْلُغُ بِهِ فَقَالَ يَضْرِبُ ضَرْبَةً لِلْوَجْهِ وَضَرْبَةً لِلْيَدَيْنِ وَيَمْسَحُهُمَا إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ .
Nafi'den: Abdullah b. Ömer dirseklerine kadar teyemmüm ederdi. Mâlik'e teyemmümün nasıl yapılacağı ve nereye kadar ulaşacağı soruldu. Şöyle cevap verdi: "Yüz için bir defa, eller için bir defa toprağa vurur ve ellerini dirseklerine kadar mesh eder."