وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ امْرَأَةً كَانَتْ تُهَرَاقُ الدِّمَاءَ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَفْتَتْ لَهَا أُمُّ سَلَمَةَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " لِتَنْظُرْ إِلَى عَدَدِ اللَّيَالِي وَالأَيَّامِ الَّتِي كَانَتْ تَحِيضُهُنَّ مِنَ الشَّهْرِ قَبْلَ أَنْ يُصِيبَهَا الَّذِي أَصَابَهَا فَلْتَتْرُكِ الصَّلاَةَ قَدْرَ ذَلِكَ مِنَ الشَّهْرِ فَإِذَا خَلَّفَتْ ذَلِكَ فَلْتَغْتَسِلْ ثُمَّ لِتَسْتَثْفِرْ بِثَوْبٍ ثُمَّ لِتُصَلِّي " .
Resûl-i Ekrem'in zevcesi Ümmü Seleme anlattı: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında kanaması kesilmeyen bir kadın vardı. Ümmü Seleme, onun adına Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e danışınca şöyle buyurdu: «Bu durum başına gelmeden önce ayın kaç gün ve gecesinde hayız gördüğüne baksın ve her ay o kadar süre namazı bıraksın. O süre geçince gusletsin, sonra bir bezle sıkıca bağlansın ve namazını kılsın.»