حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ دَخَلَ أَعْرَابِيٌّ الْمَسْجِدَ فَكَشَفَ عَنْ فَرْجِهِ لِيَبُولَ فَصَاحَ النَّاسُ بِهِ حَتَّى عَلاَ الصَّوْتُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم «اتْرُكُوهُ» فَتَرَكُوهُ فَبَالَ ثُمَّ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذَنُوبٍ مِنْ مَاءٍ فَصُبَّ عَلَى ذَلِكَ الْمَكَانِ.
Bir bedevî mescide girdi ve idrarını yapmak için avret yerini açtı. İnsanlar ona bağırınca sesler yükseldi. Resûlullah ﷺ, «Onu bırakın» buyurdu. Onu bıraktılar ve idrarını yaptı. Ardından Resûlullah ﷺ bir kova su getirilmesini emretti; su o yerin üzerine döküldü.