وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، أَنَّ أَبَاهُ، قَالَ لَهُ إِذَا كُنْتَ فِي سَفَرٍ فَإِنْ شِئْتَ أَنْ تُؤَذِّنَ وَتُقِيمَ فَعَلْتَ وَإِنْ شِئْتَ فَأَقِمْ وَلاَ تُؤَذِّنْ . قَالَ يَحْيَى سَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ لاَ بَأْسَ أَنْ يُؤَذِّنَ الرَّجُلُ وَهُوَ رَاكِبٌ .
Hişam b. Urve'nin babası ona şöyle dedi: "Yolculukta olduğunda, dilersen ezan okuyup kamet getirirsin; dilersen yalnız kamet getirir, ezan okumazsın." Yahyâ şöyle dedi: Mâlik'in, "Kişinin binek üzerindeyken ezan okumasında bir sakınca yoktur" dediğini işittim.