Muvatta Malik

185 numaralı hadis

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْقُوبَ، أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ، مَوْلَى عَامِرِ بْنِ كُرَيْزٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَادَى أُبَىَّ بْنَ كَعْبٍ وَهُوَ يُصَلِّي فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ صَلاَتِهِ لَحِقَهُ فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ عَلَى يَدِهِ وَهُوَ يُرِيدُ أَنْ يَخْرُجَ مِنْ بَابِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ ‏"‏ إِنِّي لأَرْجُو أَنْ لاَ تَخْرُجَ مِنَ الْمَسْجِدِ حَتَّى تَعْلَمَ سُورَةً مَا أَنْزَلَ اللَّهُ فِي التَّوْرَاةِ وَلاَ فِي الإِنْجِيلِ وَلاَ فِي الْقُرْآنِ مِثْلَهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أُبَىٌّ فَجَعَلْتُ أُبْطِئُ فِي الْمَشْىِ رَجَاءَ ذَلِكَ ثُمَّ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ السُّورَةَ الَّتِي وَعَدْتَنِي ‏.‏ قَالَ ‏"‏ كَيْفَ تَقْرَأُ إِذَا افْتَتَحْتَ الصَّلاَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَرَأْتُ ‏{‏الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ‏}‏ حَتَّى أَتَيْتُ عَلَى آخِرِهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هِيَ هَذِهِ السُّورَةُ وَهِيَ السَّبْعُ الْمَثَانِي وَالْقُرْآنُ الْعَظِيمُ الَّذِي أُعْطِيتُ ‏"‏ ‏.‏

Kureyz oğlu Amir'in azatlısı Ebu Said rivayet eder: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, namaz kılan Ubey b. Ka'b'a seslendi. Ubey namazını bitirince Resul-i Ekrem'e yetişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, mescidin kapısından çıkmak üzereyken onun elini tuttu ve şöyle buyurdu: «Allah'ın ne Tevrat'ta, ne İncil'de, ne de Kur'an'da benzerini indirmediği bir sureyi öğrenmeden mescidden çıkmayacağını umuyorum.» Ubey der ki: «Bunu öğrenme ümidiyle adımlarımı yavaşlatmaya başladım. Sonra: “Ya Resulallah! Bana vadettiğin sure hangisidir?” dedim.» Resulullah: «Namaza başlayınca ne okursun?» buyurdu. Ben de: «Elhamdülillahi Rabbi'l-âlemîn...» diye başlayıp Fatiha'yı sonuna kadar okudum. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «İşte o sure budur. O, Seb'ul-Mesânî ve bana verilen Kur'an-ı Azim'dir.» buyurdu.

Muwatta Malik 185