حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو ضَمْرَةَ، حَدَّثَنَا مُوسَى، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ عَبْدُ اللَّهِ ذَكَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمًا بَيْنَ ظَهْرَىِ النَّاسِ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ، فَقَالَ " إِنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِأَعْوَرَ، أَلاَ إِنَّ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ أَعْوَرُ الْعَيْنِ الْيُمْنَى، كَأَنَّ عَيْنَهُ عِنَبَةٌ طَافِيَةٌ ". " وَأَرَانِي اللَّيْلَةَ عِنْدَ الْكَعْبَةِ فِي الْمَنَامِ، فَإِذَا رَجُلٌ آدَمُ كَأَحْسَنِ مَا يُرَى مِنْ أُدْمِ الرِّجَالِ، تَضْرِبُ لِمَّتُهُ بَيْنَ مَنْكِبَيْهِ، رَجِلُ الشَّعَرِ، يَقْطُرُ رَأْسُهُ مَاءً، وَاضِعًا يَدَيْهِ عَلَى مَنْكِبَىْ رَجُلَيْنِ وَهْوَ يَطُوفُ بِالْبَيْتِ. فَقُلْتُ مَنْ هَذَا فَقَالُوا هَذَا الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ. ثُمَّ رَأَيْتُ رَجُلاً وَرَاءَهُ جَعْدًا قَطَطًا أَعْوَرَ عَيْنِ الْيُمْنَى كَأَشْبَهِ مَنْ رَأَيْتُ بِابْنِ قَطَنٍ، وَاضِعًا يَدَيْهِ عَلَى مَنْكِبَىْ رَجُلٍ، يَطُوفُ بِالْبَيْتِ، فَقُلْتُ مَنْ هَذَا قَالُوا الْمَسِيحُ الدَّجَّالُ ". تَابَعَهُ عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ.
Abdullah'tan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün herkesin önünde Mesih Deccal'i söz konusu ederek dedi ki: Şüphesiz Allah'ın tek gözü kör değildir. Ancak Mesih ed-Deccal'in sağ gözü kördür. Gözü patlak bir üzüm tanesi gibidir. Ve o gece Ka'be'nin yanında rüyada şunu gördüm: Erkeklerde görülen en güzel şekliyle esmer bir adam vardı. Saçları omuzlarının arasına kadar uzanıyor, düz saçlarından ve başından su damlıyordu. Ellerini iki adamın omuzlarına koymuş, Ka'be'yi tavaf ediyordu. Ben: Bu kimdir, diye sordum. Bu Meryem oğlu Mesih'tir, dediler. Daha sonra onun arkasında saçları aşırı derecede dalgalı, sağ gözü kör ve gördüklerim arasında İbn Katan'a en çok benzeyen bir adam daha gördüm. O da ellerini bir adamın omuzlarına koymuş, Beyt'i tavaf ediyordu. Peki bu kimdir, diye sordum. Bu Mesih Deccal'dir, dediler."