وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا كَانَتْ تَقُولُ إِذَا تَشَهَّدَتِ التَّحِيَّاتُ الطَّيِّبَاتُ الصَّلَوَاتُ الزَّاكِيَاتُ لِلَّهِ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ . السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ . السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللَّهِ الصَّالِحِينَ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ .
Abdurrahman b. Kasım'ın babası Kasım'dan rivayet ettiğine göre, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) zevcesi Aişe teşehhütte şöyle derdi: “Bütün hürmetler, güzel sözler, namazlar ve temiz sözler Allah'a mahsustur. Şehadet ederim ki tek ve ortağı olmayan Allah'tan başka ilâh yoktur ve Muhammed O'nun kulu ve resulüdür. Ey Peygamber! Selâm, Allah'ın rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selâm bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Selâm üzerinize olsun.”