وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ ابْنَ شِهَابٍ وَنَافِعًا مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ عَنْ رَجُلٍ، دَخَلَ مَعَ الإِمَامِ فِي الصَّلاَةِ وَقَدْ سَبَقَهُ الإِمَامُ بِرَكْعَةٍ أَيَتَشَهَّدُ مَعَهُ فِي الرَّكْعَتَيْنِ وَالأَرْبَعِ وَإِنْ كَانَ ذَلِكَ لَهُ وِتْرًا فَقَالاَ لِيَتَشَهَّدْ مَعَهُ . قَالَ مَالِكٌ وَهُوَ الأَمْرُ عِنْدَنَا .
Mâlik, İbn Şihâb ile Abdullah b. Ömer'in azatlısı Nâfi'ye, imam kendisini bir rekât geçmişken namaza imama uyan bir kimsenin, bu oturuşlar kendisi için tek rekâtlara rastlasa bile, ikinci ve dördüncü rekâtlarda imamla birlikte teşehhüt edip etmeyeceğini sordu. İkisi de: "İmamla birlikte teşehhüt etsin" dediler. Mâlik: "Bizde uygulama böyledir" dedi.