وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ أُنْزِلَتْ {عَبَسَ وَتَوَلَّى} فِي عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ جَاءَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يَقُولُ يَا مُحَمَّدُ اسْتَدْنِينِي وَعِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ مِنْ عُظَمَاءِ الْمُشْرِكِينَ فَجَعَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُعْرِضُ عَنْهُ وَيُقْبِلُ عَلَى الآخَرِ وَيَقُولُ " يَا أَبَا فُلاَنٍ هَلْ تَرَى بِمَا أَقُولُ بَأْسًا " . فَيَقُولُ لاَ وَالدِّمَاءِ مَا أَرَى بِمَا تَقُولُ بَأْسًا . فَأُنْزِلَتْ {عَبَسَ وَتَوَلَّى أَنْ جَاءَهُ الأَعْمَى}
Hişam b. Urve babasından naklediyor: «Abese ve tevella» suresi Abdullah b. Ümmi Mektum'la ilgili olarak nazil olmuştur. Bu olay şöyle cereyan etti: Abdullah, Hz. Peygamber'e geldi. «Ya Muhammed! Beni yanına yaklaştır.» dedi. O sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında müşriklerin ileri gelenlerinden biri vardı. Bunun üzerine Nebimiz, Abdullah'tan yüz çevirerek öbürüne yöneldi ve yanındakine hitaben: «Ey falanın babası! Söylediklerimde bir sakınca görüyor musun?» buyurdu. Adam: «Hayır, kanlar hakkı için söylediklerinde bir sakınca görmüyorum.» diye karşılık verdi. Bunun üzerine «Yanına âmâ biri geldi diye yüzünü ekşitti ve çevirdi.» mealindeki ayetler nazil oldu.