وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، وَرَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ الْوَلِيدَ بْنَ عَبْدِ الْمَلِكِ، سَأَلَ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ وَخَارِجَةَ بْنَ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ بَعْدَ أَنْ رَمَى الْجَمْرَةَ، وَحَلَقَ، رَأْسَهُ وَقَبْلَ أَنْ يُفِيضَ عَنِ الطِّيبِ فَنَهَاهُ سَالِمٌ وَأَرْخَصَ لَهُ خَارِجَةُ بْنُ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ . قَالَ مَالِكٌ لاَ بَأْسَ أَنْ يَدَّهِنَ الرَّجُلُ بِدُهْنٍ لَيْسَ فِيهِ طِيبٌ قَبْلَ أَنْ يُحْرِمَ وَقَبْلَ أَنْ يُفِيضَ مِنْ مِنًى بَعْدَ رَمْىِ الْجَمْرَةِ . قَالَ يَحْيَى سُئِلَ مَالِكٌ عَنْ طَعَامٍ فِيهِ زَعْفَرَانٌ هَلْ يَأْكُلُهُ الْمُحْرِمُ فَقَالَ أَمَّا مَا تَمَسُّهُ النَّارُ مِنْ ذَلِكَ فَلاَ بَأْسَ بِهِ أَنْ يَأْكَلَهُ الْمُحْرِمُ وَأَمَّا مَا لَمْ تَمَسَّهُ النَّارُ مِنْ ذَلِكَ فَلاَ يَأْكُلُهُ الْمُحْرِمُ .
Yahya b. Said, Abdullah b. Ebû Bekir ve Rebîa b. Ebû Abdurrahman'dan: Velid b. Abdülmelik, cemreyi taşlayıp başını tıraş ettikten sonra, henüz ifaza tavafını yapmadan önce koku sürünme hususunda Salim b. Abdullah ile Harice b. Zeyd b. Sabit'e sordu. Salim onu bundan menetti, Harice b. Zeyd b. Sabit ise ona ruhsat verdi. Malik der ki: Bir kimsenin ihrama girmeden önce ve cemreyi taşladıktan sonra Mina'dan ifaza etmeden önce, içinde koku bulunmayan bir yağ sürünmesinde sakınca yoktur. Yahya der ki: Malik'e, içinde safran bulunan bir yemeği ihramlının yiyip yiyemeyeceği soruldu. O da şöyle cevap verdi: Safranlı yiyeceklerden ateşte pişirilmiş olanları ihramlının yemesinde sakınca yoktur. Ateşte pişirilmemiş olanları ise ihramlı yiyemez.