Muvatta Malik

756 numaralı hadis

Hac

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْحَارِثِ التَّيْمِيِّ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْهُدَيْرِ، أَنَّهُ رَأَى رَجُلاً مُتَجَرِّدًا بِالْعِرَاقِ فَسَأَلَ النَّاسَ عَنْهُ فَقَالُوا إِنَّهُ أَمَرَ بِهَدْيِهِ أَنْ يُقَلَّدَ فَلِذَلِكَ تَجَرَّدَ ‏.‏ قَالَ رَبِيعَةُ فَلَقِيتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ فَذَكَرْتُ لَهُ ذَلِكَ فَقَالَ بِدْعَةٌ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ ‏.‏ وَسُئِلَ مَالِكٌ عَمَّنْ خَرَجَ بِهَدْىٍ لِنَفْسِهِ فَأَشْعَرَهُ وَقَلَّدَهُ بِذِي الْحُلَيْفَةِ وَلَمْ يُحْرِمْ هُوَ حَتَّى جَاءَ الْجُحْفَةَ قَالَ لاَ أُحِبُّ ذَلِكَ وَلَمْ يُصِبْ مَنْ فَعَلَهُ وَلاَ يَنْبَغِي لَهُ أَنْ يُقَلِّدَ الْهَدْىَ وَلاَ يُشْعِرَهُ إِلاَّ عِنْدَ الإِهْلاَلِ إِلاَّ رَجُلٌ لاَ يُرِيدُ الْحَجَّ فَيَبْعَثُ بِهِ وَيُقِيمُ فِي أَهْلِهِ ‏.‏ وَسُئِلَ مَالِكٌ هَلْ يَخْرُجُ بِالْهَدْىِ غَيْرُ مُحْرِمٍ فَقَالَ نَعَمْ لاَ بَأْسَ بِذَلِكَ ‏.‏ وَسُئِلَ أَيْضًا عَمَّا اخْتَلَفَ فِيهِ النَّاسُ مِنَ الإِحْرَامِ لِتَقْلِيدِ الْهَدْىِ مِمَّنْ لاَ يُرِيدُ الْحَجَّ وَلاَ الْعُمْرَةَ فَقَالَ الأَمْرُ عِنْدَنَا الَّذِي نَأْخُذُ بِهِ فِي ذَلِكَ قَوْلُ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ بِهَدْيِهِ ثُمَّ أَقَامَ فَلَمْ يَحْرُمْ عَلَيْهِ شَىْءٌ مِمَّا أَحَلَّهُ اللَّهُ لَهُ حَتَّى نُحِرَ هَدْيُهُ ‏.‏

Yahya b. Saîd, Muhammed b. İbrahim b. Hâris et-Teymî'den, o da Rebîa b. Abdullah b. Hüdeyr'den naklettiğine göre Rebîa, Irak'ta ihram elbiselerine bürünmüş bir adam gördü. İnsanlara onun durumunu sordu. Onlar: «Kurbanlığının boynuna gerdanlık takılmasını emrettiği için ihrama girdi» dediler. Rebîa şöyle dedi: «Daha sonra Abdullah b. Zübeyr'le karşılaştım ve bunu ona anlattım. O da: ‘Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki bu bir bidattir’ dedi.» Mâlik'e, kendi kurbanlığıyla yola çıkıp Zülhuleyfe'de onu işaretleyen ve boynuna gerdanlık takan, fakat Cuhfe'ye varıncaya kadar ihrama girmeyen kimsenin durumu soruldu. Şöyle dedi: «Bunu hoş görmem. Bunu yapan kimse doğru yapmamıştır. Hacca gitmek istemeyip kurbanlığını göndererek ailesinin yanında kalan kimse dışında, kurbanlığının boynuna ancak ihrama girerken gerdanlık takmalı ve onu ancak o zaman işaretlemelidir.» Mâlik'e, ihramlı olmayan bir kimsenin kurbanlıkla yola çıkıp çıkamayacağı soruldu. «Evet, bunda bir sakınca yoktur» dedi. Hac veya umre yapmak istemediği hâlde kurbanlığının boynuna gerdanlık takan kimsenin ihramlı sayılıp sayılmayacağı konusunda insanların ihtilaf etmeleri de Mâlik'e soruldu. Şöyle dedi: «Bu konuda bizce esas alınan görüş, müminlerin annesi Âişe'nin şu sözüdür: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kurbanlığını gönderdi, kendisi ise kaldı. Kurbanlığı kesilinceye kadar Allah'ın kendisine helal kıldığı hiçbir şey ona haram olmadı.»

Muwatta Malik 756