حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ كَانَ يَقْطَعُ التَّلْبِيَةَ فِي الْعُمْرَةِ إِذَا دَخَلَ الْحَرَمَ . قَالَ مَالِكٌ فِيمَنْ أَحْرَمَ مِنَ التَّنْعِيمِ إِنَّهُ يَقْطَعُ التَّلْبِيَةَ حِينَ يَرَى الْبَيْتَ . قَالَ يَحْيَى سُئِلَ مَالِكٌ عَنِ الرَّجُلِ يَعْتَمِرُ مِنْ بَعْضِ الْمَوَاقِيتِ وَهُوَ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ أَوْ غَيْرِهِمْ مَتَى يَقْطَعُ التَّلْبِيَةَ قَالَ أَمَّا الْمُهِلُّ مِنَ الْمَوَاقِيتِ فَإِنَّهُ يَقْطَعُ التَّلْبِيَةَ إِذَا انْتَهَى إِلَى الْحَرَمِ . قَالَ وَبَلَغَنِي أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ كَانَ يَصْنَعُ ذَلِكَ .
Yahya, Mâlik'ten, o da Hişâm b. Urve'den, o da babasından nakletti: Urve, umre yaparken Harem'e girdiğinde telbiyeyi keserdi. Mâlik der ki: Ten'îm'de ihrama giren kimse, Kâbe'yi gördüğü zaman telbiyeyi keser. Yahya der ki: Mâlik'e, Medinelilerden veya başkalarından olup mikatlardan birinde umre için ihrama giren kişinin telbiyeyi ne zaman keseceği soruldu. Şöyle cevap verdi: Mikatta ihrama giren kimse Harem'e ulaştığında telbiyeyi keser. Mâlik ayrıca şöyle dedi: Abdullah b. Ömer'in de böyle yaptığını duydum.