Muvatta Malik

770 numaralı hadis

Hac

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ، كَانَ إِذَا اعْتَمَرَ رُبَّمَا لَمْ يَحْطُطْ عَنْ رَاحِلَتِهِ حَتَّى يَرْجِعَ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ الْعُمْرَةُ سُنَّةٌ وَلاَ نَعْلَمُ أَحَدًا مِنَ الْمُسْلِمِينَ أَرْخَصَ فِي تَرْكِهَا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَلاَ أَرَى لأَحَدٍ أَنْ يَعْتَمِرَ فِي السَّنَةِ مِرَارًا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي الْمُعْتَمِرِ يَقَعُ بِأَهْلِهِ إِنَّ عَلَيْهِ فِي ذَلِكَ الْهَدْىَ وَعُمْرَةً أُخْرَى يَبْتَدِئُ بِهَا بَعْدَ إِتْمَامِهِ الَّتِي أَفْسَدَ وَيُحْرِمُ مِنْ حَيْثُ أَحْرَمَ بِعُمْرَتِهِ الَّتِي أَفْسَدَ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ أَحْرَمَ مِنْ مَكَانٍ أَبْعَدَ مِنْ مِيقَاتِهِ فَلَيْسَ عَلَيْهِ أَنْ يُحْرِمَ إِلاَّ مِنْ مِيقَاتِهِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَمَنْ دَخَلَ مَكَّةَ بِعُمْرَةٍ فَطَافَ بِالْبَيْتِ وَسَعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَهُوَ جُنُبٌ أَوْ عَلَى غَيْرِ وُضُوءٍ ثُمَّ وَقَعَ بِأَهْلِهِ ثُمَّ ذَكَرَ - قَالَ - يَغْتَسِلُ أَوْ يَتَوَضَّأُ ثُمَّ يَعُودُ فَيَطُوفُ بِالْبَيْتِ وَيَسْعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَيَعْتَمِرُ عُمْرَةً أُخْرَى وَيُهْدِي وَعَلَى الْمَرْأَةِ إِذَا أَصَابَهَا زَوْجُهَا وَهِيَ مُحْرِمَةٌ مِثْلُ ذَلِكَ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فَأَمَّا الْعُمْرَةُ مِنَ التَّنْعِيمِ فَإِنَّهُ مَنْ شَاءَ أَنْ يَخْرُجَ مِنَ الْحَرَمِ ثُمَّ يُحْرِمَ فَإِنَّ ذَلِكَ مُجْزِئٌ عَنْهُ إِنْ شَاءَ اللَّهُ وَلَكِنِ الْفَضْلُ أَنْ يُهِلَّ مِنَ الْمِيقَاتِ الَّذِي وَقَّتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ مَا هُوَ أَبْعَدُ مِنَ التَّنْعِيمِ ‏.‏

Mâlik'e ulaştığına göre Osman b. Affan, umre yaptığı zaman bazen geri dönünceye kadar yükünü bineğinden indirmezdi. Mâlik şöyle dedi: «Umre sünnettir. Müslümanlardan herhangi birinin onun terk edilmesine ruhsat verdiğini bilmiyoruz.» Mâlik şöyle dedi: «Bir kimsenin bir yıl içinde defalarca umre yapmasını uygun görmüyorum.» Mâlik, umre yapmakta olan bir kimsenin eşiyle cinsel ilişkide bulunması hakkında şöyle dedi: «Bundan dolayı onun kurban kesmesi ve bozduğu umreyi tamamladıktan sonra başlayacağı başka bir umre yapması gerekir. Bozduğu umre için ihrama girdiği yerden ihrama girer. Ancak kendi mikatından daha uzak bir yerde ihrama girmişse yalnızca kendi mikatından ihrama girmesi gerekir.» Mâlik şöyle dedi: «Umre için Mekke'ye girip cünüp veya abdestsiz olduğu hâlde Kâbe'yi tavaf eden ve Safâ ile Merve arasında sa'y yaptıktan sonra eşiyle cinsel ilişkide bulunan, ardından durumunu hatırlayan kimse gusleder veya abdest alır; sonra dönüp Kâbe'yi tavaf eder, Safâ ile Merve arasında sa'y yapar, başka bir umre yapar ve kurban keser. İhramlı bir kadınla kocası cinsel ilişkide bulunursa kadına da aynı şeyler gerekir.» Mâlik şöyle dedi: «Ten'îm'den umreye gelince, Harem bölgesinden çıkıp sonra ihrama girmek isteyen kimse için bu, Allah'ın izniyle yeterlidir. Ancak daha faziletlisi, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in belirlediği mikattan veya Ten'îm'den daha uzak bir yerden ihrama girmektir.»

Muwatta Malik 770