وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ مَنْ أَفَاضَ فَقَدْ قَضَى اللَّهُ حَجَّهُ فَإِنَّهُ إِنْ لَمْ يَكُنْ حَبَسَهُ شَىْءٌ فَهُوَ حَقِيقٌ أَنْ يَكُونَ آخِرُ عَهْدِهِ الطَّوَافَ بِالْبَيْتِ وَإِنْ حَبَسَهُ شَىْءٌ أَوْ عَرَضَ لَهُ فَقَدْ قَضَى اللَّهُ حَجَّهُ . قَالَ مَالِكٌ وَلَوْ أَنَّ رَجُلاً جَهِلَ أَنْ يَكُونَ آخِرُ عَهْدِهِ الطَّوَافَ بِالْبَيْتِ حَتَّى صَدَرَ لَمْ أَرَ عَلَيْهِ شَيْئًا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ قَرِيبًا فَيَرْجِعَ فَيَطُوفَ بِالْبَيْتِ ثُمَّ يَنْصَرِفَ إِذَا كَانَ قَدْ أَفَاضَ .
Hişam b. Urve, babasından naklen onun şöyle dediğini rivayet etti: Kim tavaf-ı ifâzayı yaparsa Allah onun haccını tamamlamıştır. Bir engel kendisini alıkoymamışsa, Beytullah'ı tavaf etmesi onun son işi olmaya lâyıktır. Bir engel kendisini alıkoyar veya başına bir iş gelirse Allah onun haccını tamamlamıştır. İmâm-ı Mâlik der ki: Bir kimse, son işinin Beytullah'ı tavaf etmek olduğunu bilmeyip yola çıkmış olsa, yakında bulunup geri dönerek Beytullah'ı tavaf etmesi ve tavaf-ı ifâzayı yapmış olarak ayrılması hali dışında, onun üzerine bir şey gerektiği kanaatinde değilim.