وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولُ كَانَ النَّاسُ فِي الْغَزْوِ إِذَا اقْتَسَمُوا غَنَائِمَهُمْ يَعْدِلُونَ الْبَعِيرَ بِعَشْرِ شِيَاهٍ . قَالَ مَالِكٌ فِي الأَجِيرِ فِي الْغَزْوِ إِنَّهُ إِنْ كَانَ شَهِدَ الْقِتَالَ وَكَانَ مَعَ النَّاسِ عِنْدَ الْقِتَالِ وَكَانَ حُرًّا فَلَهُ سَهْمُهُ وَإِنْ لَمْ يَفْعَلْ ذَلِكَ فَلاَ سَهْمَ لَهُ وَأَرَى أَنْ لاَ يُقْسَمَ إِلاَّ لِمَنْ شَهِدَ الْقِتَالَ مِنَ الأَحْرَارِ .
Yahyâ b. Saîd'den: Saîd b. Müseyyeb'in şöyle dediğini işitti: "İnsanlar gazvede ganimetlerini paylaştırdıklarında bir deveyi on koyuna denk sayarlardı." Mâlik, gazvedeki ücretli kimse hakkında şöyle dedi: "Eğer savaşa katılmış, savaş sırasında insanların yanında bulunmuş ve hür bir kimse ise onun da payı vardır. Bunu yapmamışsa onun için pay yoktur. Bana göre ganimet yalnız savaşa katılan hür kimseler arasında paylaştırılır."