حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ عَبْدًا، لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَبَقَ وَأَنَّ فَرَسًا لَهُ عَارَ فَأَصَابَهُمَا الْمُشْرِكُونَ ثُمَّ غَنِمَهُمَا الْمُسْلِمُونَ فَرُدَّا عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ وَذَلِكَ قَبْلَ أَنْ تُصِيبَهُمَا الْمَقَاسِمُ .
Yahyâ, Mâlik'ten rivayet ettiğine göre ona şöyle ulaşmıştır: Abdullah b. Ömer'in bir kölesi kaçmış, bir atı da başıboş uzaklaşmıştı. Müşrikler ikisini ele geçirdiler. Sonra Müslümanlar onları ganimet olarak aldılar. Paylaştırılmadan önce ikisi de Abdullah b. Ömer'e geri verildi.